
Siyasi Gündem Üzerine kısa bir yorum
Ülkemizin siyasi yapısı ve sistemi üzerine
Ülkemizde son dönemde olan gelişmeler üzerine düşüncelerimi yüzeysel olarak paylaşmak istedim. Ben siyasetçi değilim. Bilim adamı ve mühendisim. “Okumuş” her birey gibi fikirlerimi paylaşmak ve “ Acaba ülkemizde olması gereken nedir?” diye düşünüyorum zaman zaman. Ülkemizde yaşananlar bu düşünceyi tazeliyor.
Ülkemizin siyasi yapısı esnek bir sistem oluşturuyor. Her değişikliğe açıktır. Gelişmiş, çağdaş, ülkenin gelişimini ve insanları düşünen bir siyasi sistemimiz yoktur. Başka bir değişle çok partili döneme geçiştikten sonra olması gereken demokratik ve özgün bir “Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Yapısı” oluşturulmadı. Bunun izlerini şu an görebiliyorum. Bir iş nasıl başlarsa öyle devam eder. Sakat, eksik, bir yanı boş bir siyasi yapımız var. Türk halkını birleştirici ve çağdaşlaştırmaya yönelik değil aksine kutuplaştırmaya çalışan ve böyle devam eden bir yapı.
Her devirde gündem çok farklıdır. Bu süreçte ise cemaat, iktidar, kürt açılımı gibi ana konular yanında yolsuzluk, adalet, hukuk bağımsızlığı, üniversite özerkliği gibi birçok yan konu da mevcuttur. 90 senelik bir Cumhuriyet’te neden hala bu konular üzerinde düşünüyoruz? Bu düşünce eforumuzu ve zamanımızı ülkenin çağdaşlaşmasına ve insanları birleştirmeye ayıramıyor muyuz?
Genel olarak, iktidara gelmek isteyen yani Türkiye Cumhuriyeti Siyasi Hayatında söz sahibi olmak isteyen gruplar neden insanları ve ülkeyi değil de sadece kendi gruplarının çıkarlarını düşünürler? Sorsanız “Olur mu öyle şey, biz ülkemiz için böyle düşünüyoruz.” Derler ve kendi ideolojilerini yansıtırlar. Peki kim için?
Şu an gündemdeki konuları ve partilerin tutumlarını gördüğümde tek bir eksik görüyorum. Siyasi yapımızı olması gibi yönetmiyorlar. Ya da yönetmek istemiyorlar. Hiçbir grup “demokratik, bilim ve gelişim odaklı, çağdaşlaşma odaklı ve iyi niyetli ” bir tavır sergilemiyor. İyi niyetliden kastım, egolarını ve ideolojilerini biraz kenara bırakarak evrensel bakış açısını göstermektir.
Türkiye Cumhuriyeti’ne evrensel, çağdaş, refah ve en önemlisi de ifade özgürlüğü olan demokratik bir siyaset lazımdır. Başörtüsü ve ayakkabı kutusu kavgası yapan değil, halkın her tepkisinden sonra biber gazı atan bir görüş de değil.
Siyasi partiler ve gruplar Türkiye’yi bir çarşaf gibi değişik taraflarından tutup geriyorlar. Atmosfer o şekilde. Bunu gevşetirlerse iyi olur gibime geliyor.
