
Ne Kadar ....'yız ?
Ne Kadar ....'yız ?
Bir Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyûn öğrencisi olarak ne kadar geçmişimizi biliyoruz ? Geleneklerini, efsane mezunlarını, bilim dünyasına kattıklarını, değerli hocalarını... Ne kadar, İTÜ'yü bugünlere taşıyan, cumhuriyetimizin ilk yıllarında Türkiye'nin büyümesinde büyük rol oynayan insanlardan devraldığımız bayrağı taşımanın yüklemiş olduğu sorumlulukların bilincindeyiz ?
Bir Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyûn öğrencisi olarak okulumuzun misyonunu, vizyonunu ne kadar iyi biliyor ve ne kadar çok benimsiyoruz ? Gerçekten de öğrenmeyi öğrenen, yaratıcı, dinamik, katılımcı, ingilizceyi iyi bilen, yerel değerleri gözardı etmeden küreselliği benimseyen, ileri teknolojilere hakim, araştırma yetenekleri gelişmiş, sosyal ilişkileri güçlü, ülkeye ve insanlığa yararlı, mesleki etik sahibi miyiz ?
Bir Hendese-i Mülkiye öğrencisi olarak, ne kadar "Bilim uzun ve çetin bir yoldur çocuklar. Bilimi yarı yolda bırakmayın, olur mu çocuklar? Oppenheimer gibi hissediyorsanız, bırakın yüksek binaları başkası yapsın, büyük barajlarda başkası çalışsın. Bazılarına çok uzaklardan bile görünen yüksek yapılar kurmak çekici gelecektir. Bırakınız bu işleri öyleleri yapsın. Bazıları da insanları çalıştırmak, büyük teşebbüsleri idare etmek ihtirası ile yanarak kuvvetli olmak isteyeceklerdir. Bırakınız parayla da onlar uğraşsın. Sizin kuvvetli olmak gibi bir derdiniz yoksa, siz de Leonardo Da Vinci gibi 'Kuvvet nedir?' diye merak ediyorsanız buyrun sizleri Mekanik kürsüsüne beklerim. Çünkü bazılarına göre 'Kuvvet' para ile organizasyonun çarpımına eşittir; bize göre de kuvvet, ivme ve kütleyi ilgilendiren bir büyüklüktür. Bu iki formülü birbiriyle karıştırmayın olur mu çocuklar ?" (Mustafa İNAN) fikrini benimseyen çocuklarız ?
Bir Mühendis Mekteb-i Âlîsi öğrencisi olarak, ne kadar eleştiren, ne kadar direnen, ne kadar boyun eğmeyen, ne kadar çözüm üreten, ne kadar yanlışa DUR diyen, ne kadar sorgulayan, ne kadar haklarını savunan, ne kadar muhalefet olan, ne kadar susmayan, ne kadar korkmayan, ne kadar istediklerini olduran, ne kadar İTÜ ruhunu benimseyip, içimizde barındıran bireyleriz ?
Bir Yüksek Mühendis Mektebi öğrencisi olarak, ne kadar "insan" unsurunu ön planda tutan, onların özlük haklarını gözeten ve kollayan, onlara ve çevreye karşı duyarlı, saygılı, yardımlaşma ve dayanışma bilinci yüksek, kendini; toplumları ve dünyayı daha güzel hale getirmeye adamış, evrensel kaygıları içinde barındıran, sadece kendi menfaatlerini değil de tüm insanlığın menfaatlerini karşılamaya gönlünü vermiş gençleriz ?
Bir Teknik Üniversite öğrencisi olarak, ne kadar bunlardan bir veya birkaçıyız ?
Mustafa ABALI
