
Geç Değil
GEÇ DEĞİL
Hepimiz günün maratonuna çok kaptırmışız kendimizi. Öyle ki son 800.000 yılın en yüksek karbondioksit oranına sahip “mis” gibi havayı ciğerlerimize rahatça çekebiliyoruz. Geçtiğimiz 50 yıl içinde insanlar tüm tarihin en fazla doğal kaynak tüketimini yaptılar. Aslında her şey bir annenin küçük çocuğuna “Odanı topla!” demesiyle başlayıp, öğretmenlerin okullarda “Yerlere çöp atmayın!” sözleriyle devam etti. O küçük çocuklar büyüdüler ve doğayı katlettiler, hayvan bitki türlerini hiçe saydılar. En büyük zararı kendilerine, kendi soludukları havaya, kendi çocuklarına yaptılar.
Bu saatten sonra yapılacak bir şeyler hiç mi yok? Kurtarılmaya değen, çabalamaya değen? Elbette ki var. Hem de hemen kendi çevremizde, en basit uğraşlarla başarılı sonuçlara varabileceğimiz, kendimize ve yaşama değer verdiğimizi gösterecek davranışlarda her an her yerde bulunabiliriz. Türkiye’nin seçim konusunda en yetenekli bireylerinin bir arada olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi bu bilinci hem akademisyenleri hem öğrencileri, büyükten küçüğe tüm kadrosuyla göstermeli. İlk başta kendi kampüsümüzde. Kimilerimizin evi olan, hepimizin ortak değerler paylaştığı, okuduğumuz, eğitildiğimiz bu kampüsün gerek muhteşem bitki örtüsü olsun, gerek Ağaçlı Yol’da yürürken aniden çıkan sincapları, kaplumbağaları olsun hepsi biraz saygıyı hak ediyor. Ne mi yapmalıyız? İlkokul öğretmenimizin dediği gibi “Yerlere çöp atmamalıyız!” , bu kampüsü bizlerle paylaşan dostlarımızdan birer kap suyu esirgememeliyiz, yediğimiz meyvelerin çöplerinin çok değerli olduğunu bilip tohumlarını geniş ormanlık arazimizle paylaşmalıyız, kronik olarak devam eden inşaat çalışmaları yerine ağaçlandırma çalışmalarını arttırmalıyız, geri dönüşüm noktalarını amaçlarına uygun olarak kullanmalıyız ve en önemlisi herkesi bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Unutmayalım yaşam bütün bu uğraşlara değer.
“Felaket başa gelmeden evvel koruyucu ve önleyici tedbirleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur.” – Mustafa Kemal ATATÜRK
